Darbe girişimi sonrası tutuklanan Nazlı Ilıcak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup yazdı




15 Temmuz vuruş girişimi sonrası tutuklanan medya mensubu Nazlı Ilıcak‘ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tek sene evvel yazdığı name alana çıktı. Mektupta Erdoğan’a yönelik, “Haksızlık ettim. Özür dilerim.” ifadeleri dikkat çekti.

Nazlı Ilıcak’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mektupta şu ifadeler yer aldı:

“BU MEKTUBU ALINCA ŞAŞIRACAKSINIZ”

“Belki bu mektubu alınca şaşıracaksınız. Belki de okuyup ‘Daha evvel düşünseydin’ diye tek kenara atacaksınız. Atmayın! bendeniz Daha önceki tek dostluğa dayanarak bu satırları kaleme alıyorum. O günlerden, içinizde bana karşı küçük da olsa tek yakınlık kaldı mı? acep aramızda 2.5 senedir cezaevinde çektiğim çileyi, yalnızlığı hissedebilecek tek duygusallık hâlâ var mu? Köprülerin altından çok sular aktı ama, inanıyorum ki o köprüler yıkılmadı. Hiç değilse onarmanın mümkün olduğunu düşünüyorum.

“BEN NE DARBECİYİM NE FETÖ’CÜ”

defaatle ‘Bağımsız’ ve ‘Tarafsız’ yargı vurgusu yaptınız. ‘Hâkimlerin kendisinin vicdanlarına göre karar vermesi gerektiğini’ hatırlattınız. Hatta, yurttaslar ellerini semaya açıp Allah’tan hak diliyorsa, Yargı’da yürümeyen tek şeyler var dahi dediniz. O zaman, size karşın –aynı FETÖ döneminde olduğu gibi- Yargı’yı kendisinin emelleri amaciyla etkilemeye çalışanlar var mı diye sorgulamaya başladım. bendeniz ne darbeciyim, ne de FETÖcü.

“YÜKÜN AĞRINI SİZ TAŞIDINIZ”

Yıllarca, AK Parti’yi desteklememin sebebi, Zati askerin siyasete müdahalesinden duyduğum rahatsızlık. Sizin önünüz, 312 ile kesilmeye çalışıldığında, AK Parti ile alakalı kapatma davası açıldığında, veyahut İmam Hatiplilere ve başörtülülere karşı yürütülen kampanyalarda, demokrasi ve haklar neyi gerektiriyorsa, o noktada durdum. Bu mücadeleyi el ele vermedik mi? doğal yükün ağırını siz taşıdınız.

“MECLİS’İ BOMBALAYAN ASKERLERLE eş KEFEYE KONMAK ÇOK ACI”

Fazilet Partisi’nden mebus olduğum dönemde, Meclis’te hep askeri vesayete karşı çıktım. 28 Şubat’ın en baskılı döneminde, Meclis kürsüsünde ugras verdim. Ama dört yıldızlı iradeye teslim olanlar rahat, bendeniz ise, dogruluk etmediğim tek suçlamayla, hâlâ cezaevindeyim. Meclis’i bombalayan askerlerle aynı kefeye konulmak çok acı. Üstelik, 40 senelik gazetecilik hayatımda, demokrasi yerine devamlı bedel ödemişken, bunun benzeri incitici tek iddiayla karşı karşıya kalmak!

“BENİM EN BÜYÜK HATAM BU OLDU”

Benim, 27 Mayıs’tan itibaren, Menderes ve arkadaşlarına yapılan zulmün yakın tek gözlemcisi olmak sıfatıyla, darbelere nasıl tepkili olduğumu bildiğiniz gibi, FETÖcü olmadığımı da bilirsiniz. Olsa olsa, 15 Temmuz öncesi, onların hakikat yüzünü sezemedim. Bu da benim, muhafazakarlara duyduğum şefkat ve ilgiden doğan tek zaaf. kendisi kendilerini gizlemeyi ve mağdur benzeri göstermeyi öylesine iyi muvaffak oldular ki! Ama siz uyardınız; Ne yazık ki o tarihte bu uyarılarınıza kulak vermedim. Bu benim en hatri sayilir büyüklükte hatam oldu. Sizi Belediye Başkanlığınızdan beri tanıyorum. Siz de beni tanırsınız. Kasten kimseye kötülük etmem; memleketime bilerek isteyerek zarar vermem. Ama Bir takım duyarlı noktalara dokununca, acele inanırım. meselâ tutucu yurttaslar hakkındaki hassasiyetim, Ne yazık ki yanılmamı kolaylaştırdı. aynı zamanda size de çok haksızlık ettim. Özür dilerim.

“SIK gösterisli SİZİ VE EMİNE HANIM’I DÜŞÜNÜYORUM”

Gazetecilerin Bir hayli çoğu tahliye edilmişken, sanki hususi tek husumetin hedefiymişim benzeri içeride tutulmak. ara ara çaresizliğin verdiği karamsarlıkla bunalıyorum. Sonra, Allah’a sığınıp güç ve maneviyat toplamaya çalışıyorum. tek de sık sık, sizi ve Emine Hanımı düşünüyorum. Sanki vaziyetimi net bilseniz, bu haksızlığa müdahale ederdiniz benzeri geliyor. Bu yüzden, yoğun işleriniz arasında farkına varamadığınız mağduriyetimi size yazmayı tek deva olarak gördüm. Dağ başında tek kuzu kaybolsa, Hz. Ömer’den sorulurmuş. Bu devletin başı olduğunuz amaciyla de size müracaat ediyorum. Herhalde, nihayet nefesimi cezaevinde vermemi istemezsiniz. Mağduriyetimi size anlatıyorum, zira, adaletin yitirdiği vicdanı, ama siz tekrar tesis edebilirsiniz.

“MAALESEF bendeniz BU TUZAĞIN İÇİNE DÜŞTÜM”

Size karşı ne tuzaklar kuruldu! tek tuzağı da FETÖ kurdu. Ve Ne yazık ki bendeniz de bu tuzağın dahil kismina düştüm. Ama bendeniz hatali işlemedim. Size haksızlık yaptımsa –ki yaptım- bu Yargı’nın konusu olmamalı. Sizinle benim durum etmem koşul olan tek mesele. İnançlı tek insansınız. bendeniz de öyle. bu sebeple tek imtihandan geçtiğimi biliyorum. Ama bu bakımsızlığa, strese dahada ne civarindan dayanabilirim?

“BEKLENTİM ÖMRÜMÜN nihayet DEMLERİNİ HUZUR İÇİNDE GEÇİRMEK”

Parasal yetersizliklerin yanı sıra, tek de duygusal açıdan paramparçayım. bendeniz tek anneyim, babaanneyim, anneanneyim. Evlâtlarımdan ve torunlarımdan yoksun kalmak, onları doya doya kucaklayamamak cezaların en ağırı. Mehmet Ali’nin tek erkek çocuğu dahada oldu. Ali Kerim’in doğumunda bulunamadım. Bebeği, ama dört aylıkken, Yalnızca 35 dakika gördüm. ‘Kim bu?’ der benzeri uzunca uzun bana baktı. Bu hisler size de yabancı değil. Siz de tek babasınız, dedesiniz. Çocuklarla her buluşmamın ardından, koğuşa döndüğümde, yalnızlık ve kimsesizlik hissi dahada da derinleşiyor. Benim tek beklentim, ömrümün nihayet demlerini onlarla birlikte huzur içinde geçirmek. tekrar anne, anneanne ve babaanne olmak. Mehmet Ali ve Aslı da tek cehennem hayatı yaşıyor. Onlara da Ayrı olarak üzülüyorum.

“ADETA BİR kabre DİRİ DİRİ GÖMÜLMÜŞ GİBİYİM”

Türkiye’nin, gerginliklerin arkada kaldığı keyifli tek ortama çok ihtiyacı var. Bu huzurun inşasında bendeniz de yer almak isterim. İnşallah kismet olur. Hem de çıktığımda, sizinle tek araya gelebilirsek, tek kalp muhasebesi yapmayı, helalleşmeyi çok arzu ederim. Cezaevinde zeytin çekirdeğinden yaptığım teşbihi de size takdim etmek isterim. ülkemiz çok ağır travmalarla sarsıldı. FETÖ elebaşları kaçtı; bendeniz de kuyuya atıldım. Sanki tek kabre canlı diri gömülmüş gibiyim. Yargı’da bulamadığım adaleti sizde arıyorum. acep elimden tutup, dogruluk ve haklar adına, beni bu kuyudan çıkarabilir misiniz?”




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*